Kurabiye


image

Burcu Kasımoğlu

v
title Küçücük bir kız çocuğusun,
Düşünsene küçücükken büyümeden daha babanı bile tanımaya fırsatın olmadan baban göçüp gitmiş bu dünyadan.
Annenin kanatları altında anneannen ve deden ile yaşamaya başlıyorsun.
Sonra bir ağabey geliyor; anneni ve seni alıp gidiyor,
Adı üvey seninki de yetim; ne zordur bu etiketlerle yaşamak.
Söylerken etkiler insanı ki yaşamasını sen düşün...
Ağabeyin işi yok; istese de yok.
Birde kardeş gelmiş sana; oyuncak yok, oda yok yoklarla oynayıp hayal kuruyorsun.
bazen hayali gerçek sanıyorsun.
Ve bir ses çınlıyor kulaklarda " Abla bizim fırınımız olsa annem bize kurabiye ve kek yapacak."
İşte yüreğini delip geçen bir mermiden daha çok acıtır canını bu cümle.
Bu sözden sonra utandım kendi isteklerimden. Dedim ki bir kurabiye hayali ile yaşamak?...
Beş yaşındasın ve en büyük hayalin kurabiye.
Çocuklar kurabiye yemeden büyümeli mi ? 
Kek en büyük hayallerimi olmalı ?
       
       ***

Şarkıda ki gibi belki de küçüğüm daha çok küçüğüm.
Daha yolun başında iken geçici oyuncak zaferlerle mutlu olmak yinede.
Belki hepimizin o çocuk kalbine ihtiyacı var.
Her şeye rağmen korkularımızın olduğu, gururumuzun bir kenarda kalıp çocuk gibi savunmasız kalmaya,
Bulutlarda ki egolarımızın yeryüzüne inip bir yüreğe dokunma vakti belki de, 
Endişelerimizin sadece bizim için değil herkes için olmasına,
Küçük bir dokunuşla minik yüreklerde iz bırakmak belki de.

      ***

Mutluluk bulaşıcı derler ya hani işte onu bulaştırsak ya etrafımıza,
Ve arkamızı dönüp baktığımız da mutluluk dağlarını ,sevinç çığlıklarını görsek.
Yani demem o ki her çocuk kurabiye ile büyüse,
Hayalini kurduğu elbisede kelebek kanatları olsa,
Ve her kelebek kanat çırptığında iyilik yayılsa dünyaya...