Bağımlılık mı ? Bağlılık mı ?


image

Duygu Yiğit Tetik

v

Eyvah Çocuğum Sanal Ortamda !

          Bu aralar öğrencilerimle en çok yaşadığım sorunsal sanal ortam bağımlılığı. Bağlılık nedir? Bağımlılık nedir? Bu farkı sağlıklı yapamadığımızda öğrencimiz ödevlerini bitirdikten sonra yarım saat bile ekran başına geçse hemen panikliyoruz. Ya da tam tersi çok rahat bırakarak saatlerini ekran karşısında geçiren öğrencimizin bağımlı olduğunu fark etmiyor ve o sanal ortamda maalesef onu kaybediyoruz.

      Bağlılık; birine karşı sevgi, saygı, içtenlik ile yakınlıktır. Eğitimde davranışa döktüğümüzde öğrenci derslerine sevdiği için bağlanıyor ve önceliğini zevkli hale getirdiği çalışma alanına yükleyerek kalan zamanını değerlendiriyor. Bağımlılık ise; bir başka şeyle koşullanmış olma, o şeye bağlı olma durumudur. Bağımlılık durumunda özerklik söz konusu değildir. Eğitim ve sosyal hayat bağlamında düşündüğümüzde ise kişinin kendi iradesini kullanamadığı durumlar olarak gözlemleriz. Yani merkezde oyunlar ve telefon kalan zamanda çalışma olur. Aynayı çocuklarımıza çevirdiğimizde öğrencilerimizin en çok bilgisayar oyunlarına bağımlı olduklarını görüyoruz. Hemen onu telefona bağımlı yaşama, internette kendince kendini ait hissettiği sitelerde bulunma, sosyal medyadan kopamama gibi davranışların takip ettiğini görüyoruz. Peki, ebeveynler bunu nasıl anlar? Yani acil durum sinyallerini ne zaman alır? Eğer öğrencimiz odasından saatlerce çıkmıyorsa, bazen yemek yeme, tuvalete gitme, su içme gibi fiziksel ihtiyaçlarını dahi unutmak gibi durumları yaşıyorsa  o noktada sıkıntı olduğunu söylememiz mümkündür. Bununla birlikte öğrencimiz hayatındaki öncelik sırasına bu tarz sanal ortamları koymuşsa aslında kendini yaşadığı ortamı soyutlaştırmış ve bizimle olan iletişimi bozulmuş demektir. Bu gibi durumlarda öğrencimizin içinde bulunduğu durumdan uzaklaştırmak amaçlı lütfen o sanal ortamdan uzaklaşmasını sağlayalım. Ceza olarak değil ancak aksayan rutin işlerini gündeme getirerek onu ekrandan uzak tutmak mümkündür. Yani yapması gereken ama yapmadığı yerine getirmediği sorumluluklarını hatırlamasını sağlayarak onu ikna edebiliriz. Telefonunu özellikle online derslere girerken ya da odasında çalışırken kendisinden almalıyız. Yani uzaklaştırma metodunu kullanmamız gerek. Kendine zaman ayırmasını sağlamak sevdiği başka şeye dikkat çekmek yine alternatifler arasında olabilir.

      Burada vurgulamak istediğim nokta özellikle şu. Bunu lütfen bir savaş haline getirmeyelim. Öncelikle konuşmalarımızda yıkıcı olmamaya özen göstererek yapıcı konuşmalar yapmalıyız. Yıkmak çok kolaydır, zor olan yapmaktır. Ses tonumuz, kullandığımız kelimeler, jest ve mimiklerimiz onu itecek şekilde olmazsa bu bir savaş haline gelmez. Biz ne kadar sakin ve kararlı olursak öğrencimizi de etkilemek o kadar kolay ve sağlıklı olacaktır. Unutmayın hiçbir şey sizin iletişiminizden daha önemli değil. İletişimi korurken bir yandan da öğrencimizi içinde bulunduğu bağımlılıktan kurtarabiliriz. Bir diğer önemli noktada mahrum ettiğimiz dönemlerde çocuğumuzu sevi ile kucaklarsak, sevdiği şeylere özen göstererek onu sarmalarsak farklı pencereler açarsak bakış açısını değiştirebilir belki de kendisi iradesini kullanacak ve istekli olarak bırakacaktır. Öyleyse hepimize kolay gelsin.